Menu

Nami, Radyo Havadis ve Havadis Web TV’de yayınlanan Kulis programına konuk olarak Melek Arabacıoğlu’nun sorularını yanıtladı.

Nami, Radyo Havadis ve Havadis Web TV’de yayınlanan Kulis programına konuk olarak Melek Arabacıoğlu’nun sorularını yanıtladı.

Ekonomi ve Enerji Bakanı Özdil Nami, Radyo Havadis ve Havadis Web TV’de yayınlanan Kulis programına konuk olarak Melek Arabacıoğlu’nun sorularını yanıtladı. Nami, enerji konusunda önemli açıklamalarda bulundu:

“DERDİMİZ UCUZ ELEKTRİK”

  • “HEDEF UCUZ ENERJİ”: Nami: Cumhurbaşkanı Akıncı’nın Güney ile enterkonnekte için düğmeye basmasını son derece olumlu buluyorum. Bunun her iki tarafa da büyük katkısı olacak. Türkiye ile enterkonnekte kablo sisteminin hayata geçirilmesi de ne pahasına olursa olsun değil, tüketiciye ucuzluk getirecekse yapılmalıdır
  • “GELECEĞİMİZ GÜNEŞ ENERJİSİDİR”: Nami: Bizim geleceğimiz yenilenebilir enerjidedir. ‘Doğal gaz getiririz, daha ucuza elektrik üretiriz, yeni alınacak santraller gaza uyumlu olsun’ diyoruz ama doğal gazın çıkarılması, işlenmesi ve kullanıma sunulması çok uzun yıllar gerektirecektir. Bizi hem dışa bağımlı olmaktan hem de masraftan kurtaracak tek şey güneş enerjisidir
  • “CTP’NİN POLİTİKASI DEĞİŞMEDİ”: Nami: CTP’nin TİS’lerin imzalanması ile ilgili politikasında değişiklik yoktur. Örneğin benim bakanlığımda serbest liman yönetim kurulu ile imzalanan sözleşme… Süreç içinde her şey olması gerektiği gibi yapıldı, bilgilendirmeler tarafımıza yapıldı ve TİS hiç sorun çıkmadan imzalandı. Her şey olması gerektiği gibi yapıldı
  • “KIB-TEK’E MÜDAHALE YETKİM VAR”: Nami: Bakanın KIB-TEK’e müdahale etme hakkı vardır ve hatta bu sorumluluğudur.  İlgili yasanın 44 farklı yerinde bana ve bakanlığıma verilen yetki ve sorumluluklar tarif ediliyorsa ve biri çıkıp ‘burada bakanın yetkisi yoktur’ diyorsa, bunun ne kadar doğru olup olmadığını halkın takdirine bırakıyorum

Melek ARABACIOĞLU

Ekonomi ve Enerji Bakanı Özdil Nami, KIB-TEK’te yaşanan süreç, Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin (CTP) toplu iş sözleşmeleri ile ilgili politikaları, KIB-TEK jeneratör ihalesi ve Türkiye’den kablo ile elektrik gelmesi projesine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Yenilenebilir enerji konusunda da değerlendirmelerde bulunan Nami, KIB-TEK eski Yönetim Kurulu Başkanı İsmet Akim’in Radyo Havadis ve Havadis web TV’nin ortak yayınında önceki gün “Bakan yetkisini aştı” iddiasına da yanıt verdi.

Nami, “yasayı net bir şekilde okuyarak yanıt vermek istiyorum.  Bakanın müdahale etme hakkı vardır ve hatta bu sorumluluğudur çünkü ilgili yasanın 44 farklı yerinde bana ve bakanlığıma verilen yetki ve sorumluluklar tarif ediliyorsa ve biri çıkıp ‘Burada bakanın yetkisi yoktur’ diyorsa, bunun ne kadar doğru olup olmadığını da artık halkın takdirine bırakıyorum” dedi.

Soru: KIB-TEK ile ilgili bir bilgi kirliliği mi yaşanıyor? Yaşananlara bakıldığında Bakanlıkla kurum arasındaki iplerin TİS’in imzalanmasından sonra koptuğu söyleniyor.  CTP’de bu süreçte çok eleştiriliyor. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

“CTP’nin TİS’ler ile ilgili politikasında hiçbir sıkıntısı yoktur”

Nami: KIB-TEK ile ilgili süreç içerisinde bir çok konuda bilgi kirliliği yaşanıyor. TİS ile ilgili olan konu da ihale konusu da bunlardan sadece birkaçıdır. Bir kere yönetim kurulunda yapılan değişiklik genel olarak uzun bir süre kurum ile bakanlık arasında yaşanan uyumsuzluktan kaynaklanmaktaydı. Burada uyumsuzluktan kastım birlikte çalışma metodunuzdaki farklılıklardır. Bu birinin doğru diğerinin yanlış olduğu anlamına gelmez. Burada şunu belirtmek isterim TİS’in imzalanmasının kendi değil, gereken makamlarla gerekli istişare sağlanmadan ve gerekli onay alınmadan imzalanması bizim için son nokta oldu ama tek konu bu değildi. Burada yaşananlara baktığımızda sürece ilgili bakan dahil edilmedi, başbakanla birkaç görüşme yapıldı ve başbakan ilgili bakanla istişare yapılmasını önerdi. Son atılan adımda da ne biz ne de başbakan bilgilendirilmeden sözleşme imzalandı bu da bardağı taşıran son nokta oldu bizim için ama yine söylüyorum tek sorun bu değildi.

CTP’nin TİS’lerin imzalanması ile ilgili politikasında hiçbir sıkıntısı ve değişiklik yoktur”. Buna örnek olarak benim bakanlığımda serbest liman yönetim kurulu ile imzalanan sözleşmeyi gösterebilirim. Süreç içinde her şey olması gerektiği gibi yapıldı, bilgilendirmeler tarafımıza yapıldı ve TİS hiç sorun çıkmadan imzalandı. Her şey olması gerektiği gibi yapıldı ve oldu bundan basının bile haberi olmadı.

Soru: KIB-Tek Yönetim Kurulu başkanını TİS imzalandıktan hemen sonra görevden almanız ve yerine yine sözleşmede imzası bulunan bir başka ismi atamanız çok eleştirildi bu konuda neler söylemek istersiniz?

Nami: Burada bizim ana muhatabımız Yönetim Kurulu Başkanıdır. Burada bakanlıkla kurum arasındaki koordinasyonun sağlıklı olarak yerine getirilmesinden sorumlu bir kişiyi tutacaksak bu tabii ki kendi atadığımız arkadaşımız olacaktı. Diğer arkadaşların hiç mi sorumluluğu yok tartışmasını bu dönemde yapmayı uygun görmedik çünkü gerekli insan kaynağımız çok fazla değil olan bütün arkadaşlarımızla en iyi ve uyumlu şekilde çalışacağımızı düşünüyorum gerekli mesaj verildi benzer sıkıntıların yaşamayacağını düşündüğümüz yeni bir kadroyla devam ediyoruz şuanda içim rahat. Yeni yönetim kurulu başkanıyla iyi bir uyum şuan var eğer ilerde yine ayni sıkıntıların yaşanması söz konusu olursa ve bir adım atmak gerekir bunu da herkes bilecek ki ilgili bakan da hükümet de o adımları atmaktan çekinmez çünkü bu kurumlar bize bağlı yasa bize sorumluluk yüklüyor ve bize verilen her türlü sorumluluğu layığıyla yetine getiririz. Her eleştiriye saygım var ama neticede takdir hakkı bizimdir ve kiminle çalışacağımıza biz karar verir gerektiğinde de hesabı biz veririz.

Soru: İhale konusunda Kurum ile yaşadığınız gerilimin esas nedeni neydi?

“Kamuoyuna hesap veremeyeceğim hiçbir adım atmam”

Nami: Bu işin ana temeli ihaleye çıkacağınızda mümkün olan en büyük ölçüde yelpazeyi genişletmeniz ve en fazla sayıda firmayı yarıştırmak lazımdır. Sadece burada olan markayı değil daha geniş markayı yarıştırmaktır. Burada konuşulan rakamlar çok büyük rakamlardır bu memlekette bundan daha büyük bir kamu alımı yoktur ve sorumluluğu da çok büyüktür dolayısıyla benim kamuoyuna hesap veremeyeceğim hiçbir adımın içinde bulunmamı benden kimse beklemesin. Uluslar arası olmanın iki ana farkı var ulusaldan. Yerel olduğu zaman mutlaka yerli bir ortakla birlikte teklif verilmesi gerekiyor ve yerel olduğu zaman konu bakanlar kuruluna gitmiyor. Uluslar arası olduğunda ise doğrudan herhangi biri aracı komisyoncu olmadan teklif verme imkanı oluyor ve maliyetlerin aşağıya çekilmesi sağlanıyor bir de bakanlar kurulunun gözünden geçiyor ve ekstra bir denetleme imkanı doğuyor. Orada maalesef verdiğimiz talimatın aksine KIB-TEK yönetim kurulu yerel ihale kararı aldı ancak bizim talimatımız uluslar arası olması yönündeydi. KIB-TEK’e yazdığım yazıda bana böyle bir ihale talebi ilettiniz mi diye yazdım ve bana gelen yanıt Hayır’dır bunu belgeleriyle basın önünde zaten açıkladım.

“Yetki aşımım söz konusu değildir ”

Gazetenizde çıkan 2 somut iddiaları da yeri gelmişken yanıtlamak istiyorum. Bakanın KIB-TEK’e müdahale hakkı yoktur şeklindeki iddialara yasayı net bir şekilde okuyarak yanıt vermek istiyorum.  Bakanın müdahale etme hakkı vardır ve hatta bu sorumluluğudur çünkü ilgili yasanın 44 farklı yerinde bana ve bakanlığıma verilen yetki ve sorumluluklar tarif ediliyorsa ve biri çıkıp “Burada bakanın yetkisi yoktur” diyorsa, bunun ne kadar doğru olup olmadığını da artık halkın takdirine bırakıyorum.

Elektrik inkişaf yasasını size aktarmak istiyorum. Bu çok vurucudur. Ben bu göreve geldiğim ilk gün ilk yaptığım iş benim yetkilerim nedir? Ben hangi zeminde bu görevi icra edeceyim? Bunları bana anlatın dedim ve hukukçumu da çağırarak KIB-TEK dahil tüm kurumlar için yetkilerimin ne olduğunu net bir şekilde önüme koydum ve o günden beri yaptığım tüm icraatları da hukuk temelinde yaptım. Bahsettiğim yasanın 9/a maddesine değinecek olursak yasa “Bakan idare ile istişareden sonra, idareye vazifelerinin ifası ile ilgili olarak Cumhuriyetin genel menfaatlerinin gerektirdiği genel mahiyette talimatlar verebilir ve idare bu talimatları yerine getirir”  diyor. Yasa böyle derken bakan ihaleyi iptal ettirerek yasal yetkisini aştı şeklindeki diğer iddialarda yalanlanmış oluyor.

Soru: Cumhurbaşkanı Akıncı’nın Güney ile enterkonnekte için düğmeye basmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

“Bizim geleceğimiz yenilenebilir enerjidedir”

Nami: Son derece olumlu buluyorum. bunun her iki tarafa da büyük katkısı olacak. Herhangi bir arıza durumunda her iki tarafın da anında kullanabileceği ve eskisi gibi 6 ayda bir yenileme ihtiyacı ortadan kalktı eskiden olan üst limit ortadan kalktı. Herhangi bir arıza olurda uzun süreli beklenmedik güçten düşme olursa onunla ilgili de taraflar bir araya gelerek birbirlerine nasıl yardımcı olacaklarını değerlendirecekler.

Bizim geleceğimiz yenilenebilir enerjidedir, güneş enerjisindedir. Şimdi konuşuyoruz doğal gaz getiririz daha ucuza elektrik üretiriz, yeni alınacak santraller gaza uyumlu olsun diyoruz ama doğal gazın çıkarılması işlenmesi ve kullanıma sunulması çok uzun yıllar gerektirecektir. Bizi hem dışa bağımlı olmaktan hem de masraftan kurtaracak tek şey Güneş enerjisidir. Bunu istikrarlı bir şekilde ayakta tutabilmek için enterkonnekte kablo sistemini hayata geçirmeniz lazım ama bunu her ne pahasına olursa olsun değil tüketiciye ucuzluk getirecekse yapmak lazımdır.

Soru: Türkiye hükümeti Kablo ile elektrik getirilmesi konusunda ENSO’yu ya da AB’yi karşısına alabilir mi?

Nami: Türkiye ENSO’yu bay-pas ederek bu doğrudan bağlantıyı bizimle hayata geçirirse ENSO Türkiye’ye bir ceza veya ikaz verebilir ama genel kanaat Türkiye’nin AB şebekesinden koparılması noktasına gidilmez şeklindedir. Türkiye diğer ceza ve yaptırımları göze alır ve bunu da yapacağı yatırıma eklerse yapılamaz diye bir şey yoktur. Olayın finansal olarak ele alınması konusu da hallolursa ve öngörüler doğru çıkarsa bu artı değeri olan bir projedir. Buna tek bir şirket olmasa bile özel sektör de dahil edilerek bir konsorsiyum oluşturulabilir ve bizde KIB-TEK elde tutularak bu konsorsiyumla tüketiciye ucuz elektrik sunabilme şansına sahip olabiliriz.

Güneş Enerjisi ülkemizde çoğaldı. 70 MGW bir üst limitimiz vardır ve verdiğimiz izinlere baktığımızda 60 MGW’a dayandık. Yasalarımızı ve tüzüklerimizi buna göre güncellememiz gerekiyor. Güneş enerjisinde yola çıkıldığında gayet cazip teşvikler kurgulandı ve bu izinler verildi ancak şuan kış saatlerinde sıkıntılar yaşanmaya başladı. İnsanlar güneş enerjisinden faydalanırken bu sefer de enerjiyi verimsiz kullanma kültürü yerleşmeye başladı. Mahsuplaşmada bir limit olmadığı için insanların enerji kullanım limitleri de yükseldi. Bu tür tüketim alışkanlığına meğillenildiğini gördüğümüz için KIB-TEK ile bir görüşme yaptık ve yeni bir sistem kurgulayarak bunun içinde aktarmalara zaman limiti konmasını ve tarifelerde fiyat farklılığı yaparak cazip zamanlara yönlendirme gibi önerileri geliştirmeye koyulduk.

Soru: Çoklu Tarife konusundaki bilgi kirliliğini ortadan kaldırmak için bakanlık olarak yaptığınız çalışmalar nelerdir?

Nami: Bu çoklu tarife sisteminin talimatını bakanlık olarak biz verdik ve arkadaşlarımız da gerekli çalışmalarını yaptılar. Bu çalışmalar tamamlandıktan sonra geceden sabaha bu sisteme geçmek gibi bir şey söz konusu olmayacak. Halkı bilinçlendirmek için zaman ihtiyaç vardır Her iki sistem de 6 ay gibi bir sürede yürürlükte olacak. Dileyenler çoklu tarifeyi dileyenler sabit tarifeyi kullanabilecek, bununla ilgili kamu spotları hazırlandı yayınlanmada da son aşamaya geliyoruz ve 6 ayın sonunda kural olarak çoklu tarifeye geçiş yapılacak.

Soru: Çoklu Tarifeyi cazip kılan ne olacak?

Nami: Burada insanları pik saatinde yani yoğun saatte daha tutumlu olmaya off pik saatlerde de daha ucuzlatarak tüketim için cazip kılmaya yöneltmeyi hedefliyoruz. Burada amaç tüketimi ucuz saatlere yönlendirme ve tasarrufu çoğaltmaktır. Dünyada da bu böyle yapılmaktadır.

https://www.havadiskibris.com/derdimiz-ucuz-elektrik/

Print
Posted: Mar 7, 2019,
Categories: Haberler,
Comments: 0,
Tags: